Sunday, July 6, 2014

ERGENLİK VE PREFRONTAL KORTEKS

INCOGNITO_D.EAGLEMAN
SAYFA 187
İnsanda prefrontal korteksin yirmili yaşların başlarına kadar tümüyle gelişmemesi, dürtüsel ergen davranışının altında yatan temel nedendir. Alın lobu, toplumsallaşma ve ilkel dürtülerimizi bastırmak için uygun devreleri geliştirir.

BEYNİN AŞAMALARI

INCOGNITO_D.EAGLEMAN
SAYFA 112
1950'lerde Paul MaxLean beyni, evrimsel gelişmenin ardışık üç katmandan oluştuğunu öne sürdü, 1.sürüngen beyin-sağkalma ile ilgili, 2.limbik sistem-duygularla ilgili ve 3.neokorteks-üst düzey düşünmeyle ilgili. 

VAZOPRESİN VE BAĞLILIK

INCOGNITO_D.EAGLEMAN
SAYFA 99
Vazopresin, tek eşliliği kilit altına alan bir hormondur. Genetik tekniklerle, çokeşli türler tek eşli davranış gösterebilmektedir. Erkeklerde de Rs3 334 geninde, vezopresin reseptörü bulundu. Hiç olmayabiliyor, tek kopya veya çift kopya olabiliyor. Kopya sayısı arttıkça beyindeki vazopresin etkileri azalıyor. kopya fazla olanlar, eşlerine daha az bağlı oluyorlar, boşanma eğilimleri fazla oluyordu. 

DOĞURGANLIK VE ÇEKİCİLİK

INCOGNITO_D.EAGLEMAN
SAYFA 96
Striptizcilerle yapılan bir çalışmada, kadınlar doğurgan günlerinde 68$, kanama günlerinde 35$, normal günlerde 52$ kazanıyorlardı. Doğumkontrol hapı kullanan kadınların 35$'da kaldığı gözlenmişti.

AZ BİLGİNİN GÜZEL OLARAK YORUMLANMASI

INCOGNITO_D.EAGLEMAN
SAYFA 94
İnsanlar geçici ve az bilgiye dayanarak, karşı cinsi daha güzel görme eğilimindedir. Yanıt, üremenin taleplerindedir. Eğer bir anlığına gördüğünüz gerçekte güzel değilse de bu mekanizma hatayı düzeltmek için ikinci bir şans verir. Mekanizma tersten olsaydı, az bilgiden dolayı aslında çekici birini kaybedilebilirdi.

İÇGÜDÜ KÖRLÜĞÜ

INCOGNITO_D.EAGLEMAN
SAYFA 89
Hız ve enerji verimliliği sağlayan içgüdülerimiz, davranışların asıl motorlarıdır. Bunlar yaşamsal önemde oldukları için, bilinçli müdahelenin bu programlara katkısı olmayacaktır. Cosmides ve Tobby buna "içgüdü körlüğü" adını verir.

SİNESTEZİ

INCOGNITO_D.EAGLEMAN
SAYFA 80
Sinestezi, belirli bir duyunun uyarılmasının, olağanın dışında başka duyuları da tetiklemesidir, duyusal algıların birleşmesidir. Nüfusun %1'inde görülür. Renkler işitilebilir, biçimler tat kazanır, ses görülebilir gibi. 

ÖRTÜLÜ BENLİKÇİLİK

INCOGNITO_D.EAGLEMAN
SAYFA 62
2004'de 10000'den fazla kişiyle yapılan araştırmada, isimleri aynı harfle başlayanların sayısı daha fazladır. "Örtülü Benlikçilik" (implicit egotism) denen bu olgu, insanların kendi yansımalarını başkalarında bulmayı sevmesidir. İnsanlar, aşina gelen şeyler karşısında rahatlık hisseder. Bir başka deneyde iki farklı çay markasından hangisini tercih ettikleri sorulduğunda, çay aynı demlikten olmasına rağmen, kendi isimlerinin başharfiyle başlayan tercih edilmiştir. Yine başka bir çalışmada Rasputin'in hayatı hakkında bir yazı verilmiş ve değerlendirmeleri istenmişti, doğum tarihi hariç tüm yazı aynıydı. Aynı gün doğanlar daha olumlulardı. Meslek seçimleri bile bundan etkilenir, Denis isimliler dişhekimi, Lawrence olanlar avukat, George olanların yerbilimci olma olasıkları daha yüksek bulundu. 

BEYNİN ZAMAN KURGUSU

INCOGNITO_D.EAGLEMAN
SAYFA 52
Zaman algısı bir kurgudur. Algı dünyası gerçek dünyanın gerisinde kalır, ancak beyin bunları bize aynı zamanlıymış gibi sunar. Örneğin gözlerinizi sağa sola hareket ettirdiğinizde ayna bunu farkedemezsiniz, aradaki süre yokololmuş gibidir. 

SİNİR SİSTEMİNDE İÇ MODEL

INCOGNITO_D.EAGLEMAN
SAYFA 49
1959'da MacKay'ın varsayımına göre, birincil görme korteksi, retinadan akan verilerle ilgili beklenti oluşturmasını sağlayan bir iç model kurar, bu öngörüleri talamus'a gönderir, korteks sadece varsa farkı kortekse rapor eder. Yani daha önce beklentisi kurulmayan bilgiyi geri sorar. Anatomik olarak da arada sinir sayısı 10 kat farklı olduğundan bu varsayım tutarlıdır. Çevrenin farkına, ancak duyusal girdilerle beklentiler çeliştiği zaman varılır. Bisiklete binmek için de en başka çok çalışmak gerekirken, duyusal beklentilerle motor eylemler kusursuz işleyince aktivite artık bilinç gerektirmez.

SİNİR SİSTEMİNİN İÇSEL OLMASI

INCOGNITO_D.EAGLEMAN
SAYFA 45
İçsel veriler, duyusal dış verilerce üretilmez, sadece ayarlamada kullanılır. Bacaklarında duyu sinirleri kesilen bir kedi koşu bandında yürümeye devam edebilir. Beynin büyük sırrı, bütün merkezi sinir sisteminin bu şekilde çalışıyor olmasıdır. Uyanıkla uyku arasındaki fark, gözlerin algıyı sabitlemesidir.

RENK VE DÖRDÜNCÜ FOTORESEPTÖR

INCOGNITO_D.EAGLEMAN
SAYFA 44
Kadınların %15'i fazladan dördüncü bir renk fotoreseptörü taşır. Bu sayede, çoğumuz için aynı görünen renkleri onlar için alenen farklı olabilir.

BEYİNLE GÖRMEK, PLASTİSİTE

INCOGNITO_D.EAGLEMAN
SAYFA 40
Paul Bach-y-Rita, 1960'larda yaptığı düzenekte, alna yerleştirilen video kameradaki video bilgisini, sırtta yeralan titreştiricilerin olduğu dizgiye girdi olarak verdi, ve yaklaşık bir hafta sonra denekler yönlerini bulmakta oldukça başarılı oldular. İlginç olanı da, dokunsal girdiler algılandıktan sonra, dolaysız olarak görmeye başladılar. Beynin bu esnekliğine "plastisite" adı veriliyor. 13 yaşında kör olan Eric Weinhenmayer, 600 ufacık elektrot içeren Brainport olarak küçük bir levha ile Everest dağına tırmandı.

GÖRMENİN ÖĞRENİLMESİ

INCOGNITO_D.EAGLEMAN
SAYFA 38
Görmek engelli Mike May kırküç yıl sonra cerrahi bir müdehele ile gözlerşne kavuştu, ama ilginç olanı gözler çalışıyor ama görme gerçekleşmiyordu. Beyin, böylesine bir girdi bombardımanına karşı ne yapacağını bilmiyordu. Bunun nedeni, beynin görmeyi, nesnelerle duyuları eşleştirmeyi öğrenmek zorunda oluşudur.

ALGIDA BİLİNÇSİZ ÇIKARSAMA

INCOGNITO_D.EAGLEMAN
SAYFA 34
Algılamada önceki algılar, deneyimler olası açıklamaya bizi yöneltir. hermholtz, görmeyle ilgili bu kavrama, "bilinçsiz çıkarsama" (unconcious inference) adını verir. Dünyaya ilişkin istatistikleri toplayıp kestirimlerde bulunan hızlı ve otomatik bir düzenektir bu ve bilincin bu düzeneğe hiçbir erişimi yoktur.

KÖR NOKTA

INCOGNITO_D.EAGLEMAN
SAYFA 32
Retina gözün arkasında, fotoreseptör denilen ve görmemizi sağlayan hücrelerden oluşur. Retinada oldukça büyük bir yama vardır, işin ilginç kısmı görüşte bir boşluk olmaz. Bunu 1668'de Fransız matematikçi Edme Mariotte farketmiştir. Beyin, kör noktadaki bilgiyi kendisi tamamlanamaktadır, çevredeki fonu alıp, boşluğu onunla doldurmuştur.

GÖRME VE ODAKLANMA

INCOGNITO_D.EAGLEMAN
SAYFA 22
Görme eylemi bize oldukça doğal gelir ancak beynin 1/3'ü bu aktiveye ayrılmıştır. Görüş alanı çevresinde çözünürlük oldukça bulanıktır ama biz bunları da net gördüğümüz yanılgısına kapılmışızdır. Bunun nedeni, yönlendirdiğimiz her bölgeye birdenbire odaklanabiliyor oluşumuzdur.

BİLİNCE GAZETE BENZETMESİ

INCOGNITO_D.EAGLEMAN
SAYFA 6
Bilinç, bir ülkede neler olup bittiğini anlatan bir gazeteye benzer.  Ülke, çalışmaktadır,  sistem kendiliğinden işlemektedir. Heran ne olup bittiğini bilmemiz imkansızdır. Her olup biten değil, sadece bilmeniz gerekenleri özetleri gösteren bir gazetedir bilinç. Zihinsel manşeti okuduğunuzda eylem çoktan gerçekleşmiş, pazarlık tamamlanmıştır, sahne arkasına erişiminiz de son derece kısıtlıdır. Aslında bilincin işe karışmaması daha iyidir, kavrayamayacağından işlerin verimş düşecektir. Bilinçli beyin, beyin etkinliklerinin merkezinde değil, kıyıda köşede bir yerlerdedir.

ÇEKİCİLİK VE GÖZBEBEĞİ

INCOGNITO_D.EAGLEMAN
SAYFA 4
Erkeklerden kendilerine gösterilen kadın fotoğraflarından hangisini çekici buldukları soruldu. Katılımcılar tutarlı bir şekilde bilinçli olarak farkında olmaksızın, gözbebekleri büyümüş kadın fotoğraflarını seçtiler. Kadının gözbebeklerinin diğerlerinden 2mm büyük olduğunu bilinçli olarak fark eden çıkmamıştı.