Saturday, February 7, 2015

ASİMETRİK YAŞ

ÇİZGİNİN DIŞINDAKİLER_M.GLADWELL
SAYFA 21
Çocuğu yılın sonunda doğmuş olan anne babalar çoğunlukla onu anaokuluna geç göndermeyi düşünüyor: Beş yaşında bir çocuğun kendisinden aylar önce doğmuş bir çocukla uyum içinde olması kolay değil. Ancak, anne babaların büyük bölümü küçük bir çocuğun anaokulunda yaşadığı dezavantajların zaman içinde uçup gideceğini düşünüyor olabilir. Ancak öyle olmuyor. Durum tıpkı hokeyde olduğu gibi. Yılın başlarında doğmuş bir çocuğun sonlarında doğmuş bir çocuğun karşısında başlangıçta sahip olduğu küçük avantaj devam ediyor.

İki ekonomist –Kelly Bedard ve Elizabeth Dhuey– Uluslararası Matematik ve Bilim Çalışmaları Trendleri (Trends in International Mathematics and Science Study–TIMSS, dünyada birçok ülkede çocuklara dört yılda bir uygulanan matematik ve fen testleri) olarak adlandırılan testlerin sonuçlarıyla çocukların doğdukları aylar arasındaki ilişkiyi incelediler. Dördüncü sınıf öğrencileri arasında, yaşça en büyük çocukların aldığı sonuçların en küçüklere göre 100 üzerinden 4 ila 12 puan daha iyi olduğunu gördüler. Dhuey’in açıkladığı gibi, bu “çok büyük bir etki.” Bu durum şu anlama geliyor; zihinsel açıdan eşdeğer, ancak doğum günleri sınır olarak kabul edilen tarihin iki ayrı ucunda kalan iki dördüncü sınıf öğrencisi söz konusu olduğunda, yaşça büyük olan öğrenci 100 üzerinden 80 alırken küçük olan 68 alabilecektir. Bu üstün zekalılar için hazırlanan programa hak kazanmakla kazanmamak arasındaki farktır.

“Tıpkı sporda olduğu gibi” diyor Dhuey. “Yetenek sınıflandırmasını küçük yaşta yapıyoruz. İleri okuma gruplarımız ve ileri matematik gruplarımız var. Çocukları erken yaşta, anaokulunda ve birinci sınıfta değerlendirdiğimizde, öğretmenler yetenekle yaşı karıştırıyor. Ve yaşça daha büyük olan çocukları, daha iyi eğitim aldıkları ileri seviyeye yerleştiriyorlar; ertesi yıl yine aynı şey oluyor ve bu kez daha da başarılı oluyorlar. Bunun yaşanmadığını gördüğümüz tek ülke Danimarka. 10 yaşına kadar hiçbir yetenek sınıflandırmasına gitmedikleri bir ulusal politikaları var.”

Dhuey ve Bedard aynı analizi tekrar yaptılar; ancak bu kez sadece üniversiteye baktılar. ABD’de üniversitelerde sınıflarında yaşça en küçük gruba dahil olan öğrenciler ortalamanın yaklaşık yüzde 11,6 altında kalıyor. Başlangıçtaki o fark zamanla yok olmuyor. Varlığını koruyor.

No comments:

Post a Comment